Kendini dinlemek, her sorunun cevabını bilmek değildir. İçinde olup bitene, onu hemen düzeltmeye çalışmadan yaklaşabilmektir.

Sessizlik her zaman sessiz değildir

Telefonu bıraktığında bile zihninde günün konuşmaları, beklentiler ve yarım kalmış işler sürebilir. Bu yüzden kendini dinlemek için kusursuz bir sakinlik beklemek gerçekçi değildir. İhtiyacın olan, seslerin arasında kısa bir ayrım yaratmaktır.

Bedenden başlamak

Zihin açıklama üretmekte hızlıdır; beden ise çoğu zaman daha doğrudan konuşur. Çenendeki sıkılığı, göğsündeki ferahlığı ya da karnındaki düğümü fark etmek, “Şu anda bende ne oluyor?” sorusuna yaklaşmanın yalın bir yoludur.

Dinlemek, duyduğun şeyi onaylamak değil; onun varlığına yer açmaktır.

Gün içinde deneyebileceğin üç durak

  • Bir görüşmeden sonra: Bende ne kaldı?
  • Bir “evet” demeden önce: İçimde bir genişleme mi, daralma mı var?
  • Günün sonunda: Bugün neye ihtiyacım vardı?